İçeriğe geç
KarapapakTerekeme Türkleri Derneği

Halk sözleri

Karapapak Halk Sözleri

  • Okuma13 dakika
  • Kelime2.532
  • KaynakEski site, sayfa 7

01Lütfen Video'yu İzleyin

Agoz: Sabanın açtığı iz:Sabanın açtığı iz Ağa: Büyük erkek kardeş, Ağabey:: Ağartı: Yağ, peynir, süt yoğurt gibi yiyeceklerin genel adı:: AĞBUN :Gübre:Gübre Ağıl: Hayvanların dışarıda kapatıldığı yer: Ağırsak Teşinin üst kesiminde çengelli olan yuvarlak parça: Ahan İşte, burada: Ahırı: Sonu: AKHORA :Yakın bir yer:Yakın bir yer Akuçka Pencere: ALAF: Hayvanlara verilen yem, Alaflamak-Yemlemek: Alaf: Kışlık için hazırlanan hayvan yemi. Ot Saman: Alha: Hele gör: AMANAT: Geçici olarak yapılmış, bozulabilir: ANDIR:Uğursuz şey: Andıra Kalsın: Uğursuz olan şeylerin sonu gelsin: Anık Yeterince mayalanmamış ekmek hamuru: ARHEYİN: Rahat,gamsız: Asaca Yıkımak: Başını önden yıkamak: Atol: Patatese benzer fındık büyüklüğünde kök: Avlu: Odaların önüne yapılan koridor: Axbun: Gübre: Axee: Eyvah anlamında olan sözcük: Axır: Son, insanı son: Axırın gele: Sonun gele, ölesin: Axur: Hayvenlerin konulduğu yer. Ahır: Ayar: Atın sırtına vurulan eğer: Ayvan: Eyvan Balkon, evlerin önüne yapılan örtme: Azgun: Şimarık:

02B:

Baca: Evlerin üst kısmını konulan küçük pencere: BAÇ ETMEK:Öpmek: BADİYE :Geniş ağızlı tas:Geniş ağızlı tas Badval: Ambarın bir çeşidi: Baga,Pege: Ahırda hayvanlara ot ve samanın verildiği tahta bölme: BALACA: Küçük : Barç Etmek: Seslice şapırdatarak öpmek: BASMA: Hayvan gübresinin tezek yapmak için biriktirilip düzleştirildiği yer…: Beç: Biraz geri zekalı anlamında, safca: BED:Çirkin: BEDASIL:Soysuz: Bednar: Bir çeşit çıban yarası: Bege: Ahırda ot ve samının konulduğu yer.: BEL: Kürek: Belli: Bilinen: Beng: Ben, hal, insan vücudunda ki siyah lekeler: Berf: Kar: Besmi: Bir isim: BEYABUR:Rezil:Rezil BEYE: Hayvanların yemliği: Bıçğı, Bışxı: Testere: BILDIR: Geçen yıl: Bınıvız: Sinsi: bırakılmış tarla: Bışkol: Koyun pişliği: BİBİ:Hala :Hala Biçin: Tırpanla biçilmiş ot ya da ekin: Bidibidi Az, az ufak ufak: BİJLİ:Sivri :Sivri Bişi: Yağ içinde kızartılarak yapılan ekmek:: Bişka: Kibrit:: BİTİG:Köpek yavrusu:Köpek yavrusu BİZDİ:Sivri: Boğozlu: Obur.çok yemek yiyen: Bölme: Büyük tepsi:

03Budamak: Dövmek:

Buğari, puxari: Evlerin üstündeki duman çıkan baca: Buluz: Elbise: Büzdük: Kalça:

04C:

Cadi: Yağcı, insanlara yağ yakan kimse: Cağ: Şiş ya da mil: Camuş: Manda: Cancur: Bir tür küçük erik: CANCUR:Erik: Cazigudiyan: Yağcı ya da şeytan: CEHRE: İp eğirmek için kullanılan alet: CEMDEĞH: Beden: CEMSE:Askeri araç konvoyu:Askeri araç konvoyu Cıcık: Güzel:: Cığız: Oyun bozan Cığıza cur bahane:: Cılcıbıl Çırıl- Çıplak:: CIRBAĞA: Yaramaz, ufak tefek erkek çocuk:: Cırcır: Fermuar:: CIRILMAĞH: Yırtılmak, (Yemekten cırılmağh-çok yemek yemek):: CIRMAĞH: Yırtmak:: Cırnağ: Tırnak:: Cırnak Kuşların ayak parmak ucu:: CİCE:Büyük Abla:Büyük Abla Cici bici Süslü, püslü:: CİCİP:Ağız kenarında ve yüzde çıkan yaralar:Ağız kenarında ve yüzde çıkan yaralar CİCLOBA :Arpacık:Arpacık Cigerakraba: Enyakın akraba:: Cillenmek Toprağın yeşillenmesi:: Cinav: Kamçı ya da bir ot çeşidi:: CİNCAR:Isırgan Otu :Isırgan Otu CİNCAR:Isırgan Otu:: CİNDAL:Kedi Yavrusu:Kedi Yavrusu CİRTAKOZ:Deli:Deli CİZLAVET: Lastik ayakkabı:: Coc: Bataklık,:: COPLANMAK:Şişmek:Şişmek CUCUL:Civciv :Civciv Cucul: Civciv, :: CUGA(CULLUK):Hindi:: Culuk: Hindi:: Cur: Çocuk oyunlarında oyun bazmak:: CÜCÜK: Yavru kaz, hindi:

05Ç:

Çağıldamak: Gülmek ÇALĞI: Çalı ile yapılmış, odun saplı süpürge: Çar: Bir tür bez çarşaf: Çaynik: Çaydanlık: ÇAYNİK: Çaydanlık: Çeçil: Tel peyniri: Çemirlemek: Gömlek kolunu katlayarak çevirmek: ÇENGEL: Çatal: Çengel: Kargaburnu Çatal: ÇENKÜRMEK:Küçük Köpeğin Havlaması ÇEPER: Taş duvar: ÇIKMAK:Yırtmak Çırılçıplak : Çigelek: Yaban çileği: ÇİĞELEM: Yabani çilek: ÇİMMEK:Banyo yapmak Çimmek: Yıkanmak, banyo yapmak: ÇİMMEK:Banyo yapmak: ÇİNÇAVAT :Varyemez, cimri ÇİRNAĞ:Tırnak ÇİRNAĞ:Tırnak: Çit: Kadın baş örtüsü: Çor: Sinirli bir zamanda söylenilen söz: Çorax: Verimsiz:

06D:

Dabak: Bir hayvan hastalığı: Dadax: Ağabey, Kardeş: Dadda: Çocuk maması: Damçı: Damla: DAŞGÖZER: Bulgur yapılırken kullanılan taşlar: Davar: Koyun: davranmak,Koşmak: De hayde: Çabukça gel: Degenek: Sopa, çubuk: Değirmi: Yuvarlak: DEĞİRMİ: Yuvarlak şekilli : Demiray: Bir tür yara, egzama: Derekep: Derhal, hemen: Desinler için: Gösteriş olsun diye: DEYHORA :Uzağı tarif eden işaret zamiri DIBILGA: Yün çırpmak amacı ile kullanılan ince çubuk: DILDIBIL:Çırılçıplak

07Dıldıbıl::

Dıldıbıl: Çırılçıplak: DILLO:Hafifmeşrep Dınaz etmek: Alay etmek: Dınaz: Alay: DINAZA :Alay etme DINDILI: Küçük: Diksinmek: Tiksinmek: Dilimizdeki Bilinmeyenler: Dillo: Ketenden örülmüş çuval: Dolamaç: Dönemeç: Dolap: Büyük su değirmeni: Dolça: Maşrapa: DOLÇA: Su ve Ayran içmek için kullanılan kupa: DOY DOY:Güvercin Doydoy: Güvercin: Dummak: Suya dalmak: Düge: Düve: Düğmeç: Ekmek ve yağla yapılan bir çeşit yamak, ekmek aşı:

08E:

Eebele gel: İşte böyle bu yana gel: Efsene: Saf insan: EFSENE: Saf, sarsak: Eğiş Teknede hamur kazıyan, kazıyacak : EĞİŞ: Tandırdan ekmek çıkarmak için kullanılan demirden alet: Ekmek aşı: Düğmeç: Ele deme: Öyle söyleme: ENDEZE OLMAK:Oyalanmak Endeze olmak: Oyalanmak: Eqgo: Nene, ana anlamında: Erek: Orman içinde ki açıklık alan: Eringen: Tembel, üşenen: Eseslice: Esaslıca: Eşgere Açık , alenen: Evlek: Tarla sürümünde pulluğun açtığı iz: Eze Teyze:

09F:

Fanti: İskambil : FARS:Kötü rezil kadin Ferik: Henüz yumurtlamamış tavuk, Piliç: Fırtık: Sümük: Fırtıklı: Sümüklü: FIRTTIĞH: Sümük: Fışğı: Tezeğin ufalanmış şekli: Fitoz: Sevimli: Fizahlanmak: Bağırmak, ağlamak: Fizzah: Bağırmak: FURĞUN:Öküz Arabası FURĞUN: Kağnı benzeri ot taşıma aracı: Furuç: Armat kurusu:

10G:

Gada: Dert, bela: Gadan alem: Dertlerini ben üstüme alayım: GAGAÇ:İnce Kurumuş Ot Gagaç: Kurumuş otlara verilen ad: GAGAL:Göz Gağ: Meyve kurusu: GAJ GÖZ:Çakır göz Gakka: Çocuk dilinde şeker: GALAĞ: Tezek, yappa veya tetan yığını: GALAK:Tezek Yığını Galak: Tezek yığını: GALAMAK:Yakmak Galet: Bisküvi: Ganayahlı: Kadın ya da kız için söylenilen bir söz: Ganfet: Akide Şekeri: GANPET:Şeker: GARABAN:Köy evinin girişi GARAVUL :Bekçi Garo: Eski anbar: Garonun yokuşu: Ambar yokuşu: GAŞGA:At Arabası Gaşka: At Arabası: GATAKLAMAK:Kovma, Uzaklaştırma Gav: Kil, toprak: Gavçe: Çengel: GAYGANAĞH: Omlet: Gayğana: Sahanda yumurta: Gecen xere kalsın: İyi geceler: Gedek: Manda yavrusu: Gejjo: Aptal, bilinçsiz: Gem: Döven: GEŞLENMEK:Donmak,Üşümek Geven: Dikenli derelerde olan bitki: GHAP: Ölçerek süt alışverişi yapma: GHIZEYH: Kızak (kaymak için kullanılan araç): Gıdella: Küçük sepet: Gıdıl: Küçük: GIDİK:Oğlak GIGIL YÜZLÜ:Yüz yapısı küçük olan kimseler için söylenir GIJGIRMAK:Yoğurdun ekşimesi GIJGIRMAK:Ekşime: GIJİK:Kıvırcık saç Gıjjik: Kıvırcık saç: GIJO:Kozalak Gımı Atol denen bitkinin uzanmış sapı: Gımı gıçlı İnce bacaklı: Gınco: Zayıf, çelimsiz: Gırgal: Hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış boyun bağı: GIRGAL: İnekleri bağlamak için kullanılan Paluttan u şeklinde boyunluk: Gırnap: Sağlam ip: GİDİL:Küçük Gizenguggi: Saklambaç oyunu: GİZLENGUGİ:Saklambaç Gobbal: Büyük burun: Gobbuz: Yumruk: GOCİK:Kaban Gocik: Kaban: God: Bir ağırlık ölçüsü: GODA:Büyük zar Godda: Büyük zar, makara: GODET:Süpürge sapı Godik: Manda yavrusu: GOLLO: Kuyruğu kesik hayvan: GOLOP:Ağaçtan yapılmış yoğurt kapı Golopi: Tahtadan yapılmış sitil: GOMBA DÖNMEK:Takla atmak GONCİK:Çam Ağacının Çürümeyen Kökü GOPPAL:Büyük burun Gor: Mezar: Gorbagor: Toplu mezar: Gorhana: Mezarlık: Gorluk: Cenaze için saklanan para: GORUĞÇU:Kır Bekçisi GORUĞÇU:Bekçi: Goruhçu: Kır bekçisi: GOTİK:Manda Yavrusu GOYUT: Buğdayı iki taşın arasında ezerek yapılan un: Gozo: Biçimsiz, düzeni bozuk: GÖDEK: Kısa: Göze: Pınarın suyunun çıktığı yer: GUDİK:Küçük Köpek Gudik: Enik, köpek yavrusu: GUDİK:Küçük Köpek: Guli: Hindi: GULLEP:Menteşe GUNÇUL:Uç GUNİT: Kamçı: Gurban: Bir isim: Gurduşka: Kadınların giydiği bir çeşit gömlek: GURGUL: Koyun dışkısı: Gurra,Gurre: Kendini beğenmiş: GURUĞ TAVUK:Anaç tavuk GUŞGANA:Tencere Guşhana: Tencere: GUZUK:Kambur Guzzik: Kambur: Güman etmek: Umut etmek: Güman: Umut: GÜZGİ:Ayna ĞUĞUN:Ağlama

11H:

Hacillenmek: Yaptığına pişman olmak: Hal: Siyah ben: HALA:Teyze : Hamarat: Becerikli: HANCARI: Nasıl: Harbi: Doğru: Harbutlamak: Sıcak su ile soğuk suyu karıştırmak: Hardahurda: Kırık ya da döküntü: Harğ: Ark, su kanalı: HARMUTLAMAK:Suyu ılıtmak HARO:Kiler,ambar Haro: Ambar ya da samanlık içinde ki bölme: HAROS:Nadasa bırakılmış tarla Haros: Ekilmemiş tarla: HAROS:Nadasa: Hasıllama: Yoğurmak: Hedik: Haşlanmış buğday, diş hediği: HELEHTEN SALMAK: Yormak: Helek olmak: Yorgun düşmek: Helek: Yorgun: HELHEL :Havai kimse Hengel: Mantı: HERG:Sürülmüş Tarla HERİK:Sürülmüş: Herk: Sürülmüş tarla: HERSLENMEK:Sinirlenmek Herslenmek: Sinirlenmek: HERSLENMEK:Sinirlenme: HERZAL:Tekerleksiz el arabası Hetircek: Ocak taşları üzerine, yemek pişirmek için konulan demir çubuk: Hevenk: Kara batmamak için ayağa giyilen geniş ayakkabı: Heyat,hayat: Bahçe: HINGILIM ATMAK:Gereksiz hareket ve işler Hırkal: Mantı: HIRZEL: Hayvan gübresini basmaya taşımak için kullanılan 4 kollu: HIŞIR: Dolu: Hışt: Çivili köpek tasması: Hızan: İş bilmeyen: Himm: Bina yapımı için kazılan temel: Hodak: Öküzün boyunduruğuna binen ve öküzleri süren çocuk: HODAK:Tarlaları sürmek için koşulan öküzlerin boyunduruğunda : Hop, xop: Sabanın demir olan ucu: HOYLU: Havlu: Hozan: Biçilmiş tarlanın birdiyer adı: HÜNDÜR: Yüksek:

12İ:

İrbet: Çirkin: İskat: Ölünün arkasından günahına karşılık verilen para: İSTEKAN: Bardak : İstikan: Çay bardağı: İSTOL:Yer sandalyesi İSTOL:Sandalye: İŞKAP:Dolap: İşkınlanmak: Filiz vermek: İşkirlenmek: Şüphelenmek: İşmar: İşaret etmek : İtelemek: İtmek: JUJUN :Tatlı kaşıntı

13K:

Kaftar: İhtiyar: Kanfet: Akide şekeri: Kargun: Yazın karların erimesiyle oluşan sel: Kart: Yeşil çimenlik ama sert olan yer: KARTOL:Patates : KARTOPU:Patates Kaşka: Ağaçtan yapılmış el arabası, küçük araba: KAVÇAL:Uzun çene Kayış: Kemer: Kebani: Ev işlerinde hamarat olan kadın: Kefterkuski: Hortlak: KERENTİ: Tırpan: Kerme: Koyan pisliginden yapılan tezek: KERME: Koyun Basması: KERSEN:Hamur teknesi KERSEN :Hamur teknesi KERSEN:Hamur: Kerti: Bayat: KERTİ: Bayat: Kınnap: İnce dayanıklı ip: Kırlent: Sekilere konulan yastık: Kidik: Keçi yavrusu: Kirtil: Kısa ve oldukça sert ot: Kitmir: Küçük: Kodik: Manda yavrusu: Kolik: Boynuzu olmayanan hayvanlara denir: Kollik: Kuyruğu kesilmiş hayvan: KOLOPA :İçi oyulmuş kap KOM: Bir çeşit ahır: KOR ARABA:Kağnı Kor: Kör: Koraraba: Kağnı: Korberevi: Önünü görmeyen: Koroğlu: Köroğlu: Koşat: Binalarda yük taşıyan kalın ağaç : Kotan: Pulluk: KOTAN: Pulluk: KOTETE:Tabure Kozik: Ahırda danaların kapatıldığı yer: KÖÇMEK:Evlenmek KÖÇMEK:Evlenmek taşınmak: KÖMBE:Sütlü ekmak: Köynek: Gömlek: Kudik: Küçük köpek, Enik: Kullik: Bere: Kulun: Kısrakların yavrusu: Kunkul: Omuz: Kurig: Kısrakların yeni kulunu tay: Kurun, Kürün: Ağaçtan oyularak yapılan su kabı: KUŞGANA:Tencere: Kuşkana: Küçük tencere: Kuzzik: Kambur: Külek: Ağzı geniş, altı dar su kabı: Küllah: Böğürtlen: Külül, Külür: Yabani bezelye: KÜSGİ :Ağaç sırık Küski: Kaldıraç Söz sözün küsküsüdür: Kütan: Kotan,Pulluk: Küze: Su kabı:

14L:

Laçin: Doğan: Lallo: Konuşamayan, lal: LAPATGA: Kürek: Laz: Karadenizliye denilir: Lazo: Oy Karadenizli: LAZUT:Mısır Lazut: Mısır: Leçek: Beyaz renkli başörtüsü: Lelê: Ana, bakıcı: Lenger: Geniş ve derin leğen: LEPİĞH: Yassı, plaka halinde taş: LEYAKIL DÜŞMEK:Yorgun düşmek Lezgi: Halk müziğinde bir makam adı. İsim, bir aşık adı: LIBBIZ:Parasız, Züğürt Lıbbız: Parasız, Züğürt: Lığlanmak: Mızmızlanmak gibi: Lili: Lakap,: Lobya: Fasulye: LOBYA: Fasulye: LOBYE:Fasulye Loda: Büyük ot yığını: Lokko: Büyük kaba: LÖK:Büyük Lök: Büyük: Lüle Musluk, Suyun aktığı boru:

15M:

Mafiş: Küçük kare şeklinde kesilmiş yufkanın yağda kızartılması: Mahal: Yer, mesken: MAHNA: Bahane: Makat: Tahtadan yapılmış sedir: MAMA:Hala: Mar: Yılan: MARŞAPA: Kupa (dolça): Maşrapa: Kulplu bir çeşit su kabı: Mattavar: Bir çeşit hastalık: Maya: Kadın adı: Mazi: İki teker arasında ki mil: Mehriban: Kadın adı, merhametli: Mercana: kışlık yakacağın ormandan temini.: Merek: Ot ya da saman konulan ev: Merek yandı sıçana da kalmadı: MEREK: Saman vs yığılan depo: MERTEK: Damda kullanılan uzun odun: Meşe: Orman: Mintan: Gömlek: Miras kalsın: Mal sahibinin ölmesini dilemek: Modgam: İmece: Morbet: Çırak, yardım eden çocuk: MOTAL: Tuluğh, peynir konulan kurutulmuş koyun derisi: MOZİK:Dananın büyüğü Möğkgem: Sağlam: MÖKKEM: Sağlam: MUÇURLAMAK:Buruşturmak MURUSLARINI DÖKME:Suratını asma MURUSLARINI DÖKMEK:Suratını asmak MURUZUNU SALLAMAK: Suratını asmak: Muzveil: Muhbir: Muzveillenmek: İhbar etmek: MÜRGÜLEMEK:uyuklamak:

16N:

Nahır: Sığır sürüsü: Napuzzar: Kapının önünde ya da arkasında kalan tarla: Nat: Tırpan sapı: Nataş: Çıra parçasına verilen ad: Neft: Gazyağı: NEHRE: Yağ yapmak için kullanılan alek: Nevale: Erzak: NİGART:Tavuğun gagası Nöker: Hızmetkar:

17O:

Obbaz: İşe yaramaz aylak Oçkur: Uçkur: Ola Çabux Gaç: Hemen kaç: Ola, Ula: Ulan, arkadaş: oturan kimse:

18Ö:

Ögeç: Bir yaşını geçmiş erkek kuçu:

19P:

Pağaç: Yuvarlak ve kalın bir tür ekmek, somun: PALAZ:Bez PALAZ:Bez: Pampara: Bir tür yabani bitki: Panta: Yabani armut, ahlat: Papağ: Başa giyilen tiftik başlık: Papul: Çocuk ayakkabısı, patik: PATOS:Tahılları samanından ayırmak için kullanılan alet: Paxıl: Kıskanç: Paxıllanmak: Kıskanmak : PEC: Soba : Peçkir: El havlusu: Peg: Yıkıntı, virane olmuş ev kalıntısı için denir: Pege: Ahırda hayvanların ot ya da saman yedikler bölme: Peleş: Boynuzları yanlara doğru açılmış hayvanlara verilenad: PELLÜK:Ayaktaşi oyunu Pepe: Kekeme: PEŞ GÜN:Sofra Peş: Arka: Peşgun: Ayakları kısa yer sofrası: Peşine gitmek: Arkasından gitmek: PEŞKİR:Havlu PEŞKİR: Havlu: Peşlemek: Kovalamak: Pırti: Elbise: Pızık: Yabani arı: Pızıklanmak: Sineklenmek: Pin: Tavuk yuvası, kümes: Pingal: Folluk, tavuk yuvası: Pisik: Kedi: PİŞİK:Kedi Pitik: Köpek yavrusu: POCİLEMEK :Baltayı taşa vurma PORTLAK:Göz Yapısı büyük plan Portlak: Göz yapısı büyük olan: Poşa: Çingene,: POŞGUN:Yer Sofrası: Potur: Büzgü: Poy Poy: Hele bakın anlamında Poy Poy Gülen : Pöçük: Kuyruk, en geride kalan: Pöçük: Son.

Kuyruk: PÖRÇÜK :Tırpanı sapına bağlayan yeri Pörçük: Tırpanı sapına bağlanan yeri: Pörçüklü: Yağcı, : Puç: Hiç, yitirmek Emegim puç oldu: PULUL:Ot Yığını Pulul: Ot demeti: PULUL:Ot Yığını: Pumpul: Yastık başlarına dikilen püskül, süslü : Punğar: Çeşme: Punğar: Pınar: Put: Bir ağırlık ölçüsü: Puti: Yiyeceği olmayan ailenin fertlerini komşuları alıp besleme işi: PÜRÇEK:Saç Tutamı PÜRÇÜKLÜ: Havuç: Püşürik aşı: Bir tür çorba: RAPATA: Tandıra hamuru yapıştırmak için kullanılan alet:

20S:

Sağ: Kara karga: Sağdıç: Düğünde damadı gezdiren kişi: Sahi mi: Gerçek mi: Sahi: Gerçek: Sak: Çorabın tabandan yukarı olan kısmı: SAKO :Kolsuz ceket Sako: Sakar, dökülen: Sambağı. Samileri bağlıyan ip: Sami: Boyunduruğa takılan ağaç ya da demir çubuk: Sanaksal: Ahırların orta yerinde çukur hayvan bokunun toplandığı kanal: Sap: Başakların tutunduğu dal: Sarol: Can eriği: Sazna: Arazi ölçümünde kullanılan bir ölçü aleti: Secele: Soy kütüğü: Segirtmek: Çabuk gitmek: SEĞİRTMEK:Çabuk davranmak SEĞİRTMEK:Çabuk: Seki, Sevki: Sedir: SEKİ:Divan,: SEKÜ:Divan Sıggavus: Ahır temizlemede kullanılan süpürge: Sıloık: ıslık: SIMIŞKA: Ay çekirdeyi : Sinor: Tarla hududu, sınır: Sitekan İstikan Bardak: SİTİL:Yoğurt Kabı

21Sitil::

Sitil: Süt kabı: Sivirlenme: yokuş aşağı kayma olayı: SOKO :Mantar Sosiya: Parlak renkli kara kuş: SOYHA, ANDIR, MERET:Uğursuz şeyler için söylenir SOYHA: Uğursuz (Andır): Stol: Sandaliye:

22Ş:

Şaplak: Tokat: ŞARILDAYAN:Yıldırım Şillopa: Karla karışık yağmur: ŞİNEL:Palto Şirat: Peynir Suyu: ŞİŞEK: 1 Yaşında koyun: ŞOGURT:Salya ŞOGURT:Salya : Şoğurt: Salya: Şor Tuzlu: Şoş: Asfalt yol: ŞOŞARTMAK:Abartma şourtlu: Salyalı: Şöbe: Oltu taşından yapılan boncuk: ŞÖHE :Siyah boncuk ŞUŞLANMAK:Fazla yatma Şuşlanmak: Fazla yatmak: Şuşurtluk: Değirmen oluğunun su dökülen yeri: ŞÜŞİT:Huni Şüzzük: Peynirin suyu:

23T:

Tağaryirlenme: Kendinden geçme: TAĞAYİRLENME :Kendinden geçme Talaş: Telaş: Tanış: Tanıdık: Tapan: Sürülmüş tarlayı düzeltmeye yarıyan tahta kalas: TAPUL, PULUL :Ot demeti Tapul: Ot demeti: TAR:Tavukların kümeste üzerine çıktıkları yer Tar: Tavukların üstüne dizildiği ince sırık: Tarla: taşıyıcı (El arabası çıktı, mertlik bozuldu): TAT :Çorabın ayağa giyilen daban kısmı Tavşal: Kadınların baş örtüsünün kalını: Tecgere: Hayvan pisliğini taşımaya yarıyan tahat alet: teknesi: TELEK: Kaz kanadı ile süpürme amaçlı yapılmış alet : Telis: Çuval: Têlli: Güzel, narin: TELLÜK:Yünlü takke Teper: Doldurur, Ha bire teper: TEREK:Raf Terek: Raf: TEREK:Raf: Termaş: Bozuk: Termaşa kalsın: Bozulsun kalsın: Terpen: Kımılda: Terpet: Kımıldat, : Teşi: Yün eğirmeye yarayan alet: TEŞT:Saç leğen Teşt: Saç legen: TEŞT:Saç leğen: TETAN: Hayvan dışkısının doğal haliyle kurumuş hali, yakacak olarak kullanılır: TEVÜR:Çeşit Tevür: Çeşit: Têy: bir nida, Têy nezaman geldi: TEZEK: Hayvan dışkısı ile yapılmış yakacak: TIĞ :Saman ekin karışımı yığın Tığ.

Harman yerinde ki saman yığını: Tığa: Saygısız olan delikanlıya denir: Tırhıç: Ahırın içini bölmek için yapılmış tahta duvar, bölme: Tırık: İshal: Tik: Yüksek, dik: Toklu: Bir yaşında kuzu: Toklu: Yaşına girmiş erkek kuzu: TORHOLA :Kabuk tutmamış yumurta Torlak: İş bilmeyen, acemi: Torpax : Toprak: Torpax başına: Ölesin, mezara gidesin: Tosbağa: Kaplumbağa: Toy: Düğün: TÖYÜR:Çeşit: Trink: Peşin para anlamında: TULA: Köpek yavrusu : Tulla: Köpek eniği: Tullanmak: Yuvarlamak: Tuluk: Tulum: Tuman: Don: Tump: Tarlaların kenarı: TUSMAK:Sinmek Tülek: Korkudan çabukça kaçan, ödlek: Tütün: Duman: Tütüye Bir kadın ismi:

24U:

Uca: Yüce, “Uca dağların başında: Uçux: Yıkık: UĞURRAMAK (OĞURRAMAK):Çalmak: Uğuz: Oğuz: Ula Ula: Hele hele: Ula: Ola, olan: Umaç: Hamurdan yapılan bir yemek: Uşax: Çocuk:

25Ü:

Üleşmek: Bölüşmek Ürek: Yürek: Üstü: Elbisesi: Üzdür: Yüzdür: Üzerlik: Sedefotu:

26V:

Varlı: Zengin: VEDRA:Kova Vedre Kova, su kabı: Veran kalsın: Harabe olsun: Veran: Viran, harabe: Vışşş! Şaşırma ifadesi: Voj: Yular: Vurgun: tutkun:

27Y:

Yaba: Beş parmaklı ağaç dirgen Yad: Yabancı: Yal: Köpek yiyeceği: Yalaka: Yağcılık eden: Yalax: Köpeğe yal verilen kap, yal kabı: Yanaşma: Yandan takılan: Yanbegi: Yatay olan eğiri: Yanpuri: Eğri düz olmayan: Yansılama: Taklit etmek: Yarpax: yaprak: Yaşik: Ağaçtan yapılan kasa: Yaşmax: Başörtüsü: Yavan: Katıksız: Yaylıx: Başörtüsü: Yêddi: Yedi: Yege: Eye: Yegin: Çalışkan, üşenmeyen: YEĞİN:Çalışkan titiz Yeke: Büyük, kocaman: YEKTİ:Yetim Yel: Osuruk: Yellen: Ossur: Yêri: Yürü: Yerinmek: Heveslenme: Yesir olmak: Kurban olmak: Yesir: Esir: YEŞIK:Ağaçtan yapılan kasa: Yeşilpiç: ¼ lük Rakı: Yığ: Topla: Yığın: Ot yığını, kalabalık: Yoğurt Kabı : Yola vurma: Gönderme: Yon: Bir ağacı yontmak.: Yoz: Kısır mal: Yuha: ince: Yuha: Sığ derin olmayan: Yumri: Yuvarlak: YUNGUL:Hafif : Yuxu: Uyku Yuxun Gelêr: Yüngül: Hafif:

28Z:

Zabun: Fakir Zabun: Çelimsiz: Zağ: Keskin sivri: ZAĞAR:Küçük köpek Zahar: Gerçekten öyle: ZANGAL :Tabansız uzun çorap Zanka: Kızak: ZEDA :Tarlanın sürülmemiş tarafı Zeher: Ağu, Zehir anlamında: ZEHLEM GİTMEK: Nefret etmek: Zehrimar: Sinirli bir anda Ne var anlamında kullanılır: ZENNE:Kadın Zer: Altın: Zerge: Değersiz, değeri düşük olan denir: Zerzebil: Perişan: Zeşt: Ağıt: Zeşt: İnce sac: Zevsek: Geveze: Zıbın: Bebek gömleği: Zırlama: Ağlama, çok söylenme: ZIRZA:Aşmalı kilit Zırzop: Uyumsuz, kaba saba: Zibil: İnce toz: Zirt: Gösteriş meraklısı: Ziyil: Siğil: Zoğ: Tarla, çayır biçiminde tırpanın biçerek yığdığı ot: Zokko: Mantar: ZUBUN:Mintan Zukkum: Haram: Zukkum: Zehir, zakkum anlamında: ZURGANA :Eğri büğrü vücutlu